Posts Tagged ‘Rodos’

RODOS (Rhodes)


2011
01.03

RODOS (Rhodes)

Çok memleketler gördüm böylesine rastlamadım.”

Evliya Çelebi

Aslına bakarsanız, Rodos’u 2 güne sığdırmaya çalıştığım için pişmanım… Benim gibi denizi seviyorsanız, bütün gün denize gireyim benim için yeter diyenlerdenseniz; Rodos’u çok seveceğinize eminim. Aslında aynı güzelliklerdeki hatta daha güzel koylar bizim ülkemizde de mevcut. Ama işte biz değişiklik olsun dedik ve 2010 yaz tatilimize Rodos’tan başladık.

Rodos’a nasıl gidilir?

Rodos’a gitmek gerçekten çok kolay. http://www.marmarisinfo.com sitesi üzerinden ödeme yaparak (vergiler hariç) katamaran için rezervasyon yaptırabiliyorsunuz. Aynı sitede katamaran saatlerini de bulabilirsiniz. Biz İzmir’den araba ile Marmaris’e gidip, arabamızı Marmaris’te bir tanıdığımızın evine park ettik. Marmaris’in içinde herhangi bir yere de park edebilirsiniz. Liman şehre çok yakın olduğu için taksi ile hemen ulaşabiliyorsunuz. Online aldığınız biletleri, vergilerinizi de ödeyerek limandaki gişeden alabilirsiniz. Bu arada bildiğim kadarı ile hala Schengen vizesi istiyorlar. Yeşil pasaport sahipleri için son uygulamayı araştırmak lazım.

Rodos’ta nerede kalınır?

Rodos,  On iki adaların en büyüğü (Girit’in küçüğü:)). O nedenler adada biryerlere gitmek o kadar da kolay değil. Biz yine gitmeden önce internetten araba kiraladık. Trafik yoğun olmadığı için araba kullanmak kolay, zaten Çeşme gibi yazlık bir yer aslında. Araba kiralamak 2 gün için yaklaşık 70-75 € arasında. Benzin zaten ucuz, toplanda 20 € benzine para vermemişizdir.

Rodos şehir merkezinde lüks oteller mevcut. Ancak biz hesaplı bir   otel olması adına Rodos şehir merkezine ve limana yaklaşık 4km (10dk) mesafede olan Kalithea’da kaldık. Burada size önerebileceğim çok güzel bir otel var: Eden Roc. 4 yıldızlı bu otelin yenilenmiş deniz manzaralı odalarını isterseniz, gerçekten çok memnun kalırsınız. Sahili muhteşem, denizi anlatılmaz. Kahvaltısı doyurucu. Öğle ve akşam yemeklerini dışarıda yemeyi tercih ettiğimiz için, onlarla ilgili yorum yapamayacağım. Ayrıca çocuklu aileler için de ideal olabilir. Internet sitesinden rezervasyon yaptırabilirsiniz. www.edenroc.gr

Rodos’ta görülmesi gereken yerler

Araba kiraladığınız zaman, şirket size çok güzel bir harita veriyor. Bu harita üzerinde yol boyunca denize girebileceğiniz sahiller işaretlenmiş. Rodos’a yaklaşık 50km uzaklıktaki Lindos köyüne giderken, yolda durup denize girerek ferahlayabilirsiniz. Yol üzerindeki en hayran kaldığımız sahil Tsambika plajı. Burada mutlaka durup, denize girmelisiniz.

Lindos, aynı Bodrum havasında, beyazlara bürünmüş bir köy. Lindos’un eşekleri ile meşhur olması nedeni ile, etrafta bir sürü eşek görebilirsiniz. Ayrıca Lindos’un en tepesinde bulunan kaleye isterseniz kiralayacağınız bir eşek ile de gidebilirsiniz. Biz yürümeyi tercih ettik. Sıcakta biraz yorucu oldu ama oraya ulaştığımızda gördüğümüz manzara hayran kalınca, orada içtiğimiz soğuk bir meyve suyu ile yorgunluğumuzu unuttuk.  Lindos’un da kendince güzel ama epey küçük bir sahili var. Burada da ferahlamak için bir deniz sefası yapabilirsiniz. Yalnız su biraz soğuk:)

Bu arada size verilen Rodos yol haritası konusunda sizi uyarmak isterim, yol gibi görünen bir çok yol aslında yok. Biz adanın karşısına geçelim derken az daha adada toprak yollarda kayboluyorduk:)

Tabii ki Rodos’a kadar gelmişken, kaleyi gezmemek olmaz.  Zaten şehrin tamamı kalenin içi aslında. Türk – Yunan kültür mozaiğinin mutlaka görmek gerekiyor. Türkçe’yi az da olsa konuşan bir çok kişi bulabilirsiniz şehrin içinde. Bu arada tabii etrafta Rodos’un simgesi olan şövalye heykellerinden de görebilirsiniz. Hatta bence Rodos’tan alınabilecek en güzel anı küçük bir Rodos şövalyesi olabilir.

Rodos’ta ne yenir?

Bir adada yaşıyorsanız, mutlaka deniz ürünleri yemelisiniz :) Eski şehrin içinde bir çok balık restoranı bulabilirsiniz. Hemen hemen hepsinin fiyatları aynı. Tıka basa deniz ürünü, salata, meze yiyip, uzo içmenin maksimum bedeli iki kişi için 75-80 €. Yani aslında fiyatlar Türkiye ile aynı denilebilir. Bu arada hiç uzo içmediyseniz, tadı Rakı’ya çok benziyor. Aslında susuz ve yalnızca buzlu içilmesi gerektiğini düşününce (ne kadar doğru bilmiyorum ama bize böyle tarif ettiler), Rakı’dan daha sert oluyor.

İkinci gün, akşam yemeğimizi lokal bir Yunan restoranında yemeği tercih ettik. Özellikle zeytinyağlılarında ve dolmadeslerinde gözümüz kalmıştı. Gerçekten de lezzetliydi. Bu tür restoranları da daha çok yeni şehirde bulabilirsiniz.

Haziran, 2010

Funda